Çarşamba, Şubat 22, 2006

KARAORMAN PASTASI..































Tam bir klasiktir Karaorman Pastası..bence çokta zarif ve kibardır.. özellikle dilimlediğinizde karşınıza çıkan 3 katı ve vişneleri zarifliğini pekiştirir..aslında ben dilim halindeki fotoğrafını yayınlamak istiyordum ama bu pastayı yarın gelecek olan kuzenim Aykut için ve eşim için yaptım. Yarın akşam kesmeyi planlıyorum..zaten "en keyifli anlarımız " da bu pastadan bolca bahsetmiş ve dilimlenmiş haldeki fotoğrafını yayınlamıştım. Orada ki karaorman pastasının üzeri çikolata ganaş kaplamaydı. Karaorman pastasının orinal hali yukarıdaki fotoğraftaki gibi krem şanti kaplamadır ve vişne ile çikolata kırıkları ile süslenir. Eğer çikolata ganaş kaplama isterseniz 100 gr çikolatayı ve 100 ml sıvı kremayı beraber kaynatın. 2 saat oda ısısında soğuttuktan sonra pastanın üzerini kaplayabilirsiniz. Ama kaplamadan önce pastayan çok ince çekilmiş bir kat krem şanti sürmeli ve buzdolabında o iki saatlik sürede bekletmelisiniz. Fazla sözlerimi uzatmadan tarife geçmeyi istiyorum :)

Gerekli malzemeler ;

Pandispanyası için ;

  • 3 yumurta
  • 100 gr tozşeker ( 1 çay bardağı + 1 çorba kaşığı )
  • 150 gr un ( 1 su bardağı + 1 çorba kaşığı )
  • 5 gr kabartma tozu ( yarım paket )
  • 5 gr vanilya ( 1 paket )
  • 30 gr kakao ( 1 kahve fincanı ),
  • 75 gr su ( yarım çay bardağı )

Yumurta ve şekeri derin bir çırpma kabında mikser ile en az 10 dakika çırpalım. Kakao hariç diğer tüm malzemeleri ekleyip tekrar karıştıralım. En son kakaoyu ekleyip karışıma yedirelim. 180 derece ısıtığımız fırınımızda pandispanyamızı 30 dakika pişirelim. Bu ölçüler ile 18-20 cm'lik çember veya kelepçeli kalıp kullanmalıyız.

Pandispanyamız piştikten sonra soğutmaya bırakalım. Soğuduktan sonra streç film ile kaplayıp oda ısısında 1-2 gün bekletelim. Pastayı yapacağınız günden 2 gün önce pandispanyanızı hazırlamanız hem daha avantajlı hem de çalışması daha kolay olacaktır.




Krema için ; ( Pastacı Kreması )

  • 500 ml süt
  • 4 adet yumurta sarısı
  • 100 gr şeker ( 1 su bardağı + 1 çorba kaşığı )
  • 20 gr un ( 1 çorba kaşığı )
  • 20 gr nişasta ( 1 çorba kaşığı )
  • 80 gr bitter çikolata

Sütümüzü bir küçük tencereye alıp kaynatalım. Yumurta sarısı, şeker, un ve nişastayı ayrı bir kapta karıştıralım. Üzerine kaynamış sütten çok az döküp malzemeleri iyice karıştırarak eritelim. Bu karışımı kaynamış sütün üzerine döküp devamlı karıştırarak pişirelim. Çok yoğun bir kıvamı olmayacak, telaşlanmayın..Ocaktan alıp ince ince doğradığımız çikolataları kremanın içerisine dökelim ve devamlı karıştırarak eritelim. Hazırladığımız kremayı eğer tezgahınız yanmaz bir malzemeden yapılmış ise , tezgahımıza yavaş yavaş dökelim. Spatula ile kremayı devamlı havalandırarak karıştıralım. Soğuktan sonra bir tabağa koyalım.

Diğer malzemeler ;

  • 2 paket krem şanti
  • 2 su bardağı soğuk süt
  • 1 kavanoz vişne kompostosu ( tukaş'ın üretimi)
  • 1 su bardağı damla çikolata

1 paket krem şantiyi 1 su bardağı soğuk süt ile çırpalım. Vişne kompostosunun suyunu ve meyvelerini ayıralım.

Pandispanyamızın kabaran kısmını tıraşlıyalım. ( üzerini düzgünleştirelim) Pandispanyamızı üçe bölelim. En alt kısmını servis tabağına koyup üzerini fırça ile vişne kompostosunun suyu ile ıslatalım. Daha sonra üzerine hazırladığımız pastacı kremasını sürelim. Kremanın üzerine vişne taneleri ve damla çikolata serpiştirelim. Onlarında üzerine krem şantiden bir parça alıp sürelim. Daha sonra diğer iki katada aynı işlemleri yapalım. En son üzerine çok ince bir kat kremşanti sürüp buzdolabında bekletelim.

Bu arada bizde diğer 2.krem şantimizi kalan 1 su bardağı sütle çırparak hazırlayalım. Buzdolabında hazırladığımız pastamızı çıkaralım. Son bir kat daha krem şanti sürelim. Kalan krem şantiyi sıkma torbasına aktarıp pastanın yanlarına şekiller verelim. (fotoğraftaki gibi) Üzerilerinide birer adet vişne ile süsleyelim.

Son olarak çikolatayı büyük bir bıçak yardımıyla üzerinden tıraşlıyarak ince ince şekiller çıkaralım. Bu çıkardığımız çikolata kırıklarını pastamızın üzerine ve yanlarına koyalım.

Pastamızı en az bir gece buzdolabında bekletelim.

Hepimize afiyet olsun..

Pazartesi, Şubat 20, 2006

ÇİKOLATALI&KAHVELİ&REÇELLİ GEVREK KURABİYE
























3 Yaşındaki kızım Yağmur kurabiye yemesini çok seviyor ama onun favorisi beyaz renkli olan un kurabiyeleri. Bende çikolatalı olan her şeyi çok seviyorum :) bu yüzden ikimizin ortak kararı olarak çikolatalı kurabiye yapımına karar verdik.
Aslında tarifini Chocolate Bible kitabına bakarak yapıyordum ama yine kendimi tutamayıp kendimce tarifte değişiklikler yaptım. O yüzden asıl uygulamak istediğim tarifi yapamadım. Ama bu kurabiyeleri soğuk süte batıra batıra öyle bir güzel yedik ki...süt ile kurabiye severlere tavsiye ederim birde hafif sert ve gevrek kurabiyelerden hoşlanıyorsanız şiddetle tavsiye ederim :) Hatta ben birazcık kızarttım daha da gevrek ve lezzetli oldular :)

Bu arada hemen iyileşip ve hemen yurt dışına Gulf Food 2006 fuarına giden eşim yarın İnşallah geliyor. Onun için ise "Karaorman Pastası" nı hazırlamaya karar verdim. Bu pasta için az önce pandispanyasını hazırladım. Yarın ise vişne konservesi alıp pastayı yapacağım ve bir aksilik olmazsa Çarşamba günü bloguma ekleyeceğim. Ayrıca eşim Dubai'de ki Gulf Food 2006 fuarında olağanüstü pasta ve çikolata showlarının ve sunumlarının olduğunu söyledi, birde üstüne üstelik fotoğraflarını gönderdi. O kadar üzüldümkü orada olmadığıma :( en kısa zamanda da sizlerle bu görüntüleri paylaşmayı istiyorum..


Gerekli Malzemeler ;

  • 115 gr bitter çikolata
  • 200 gr tereyağı (oda sıcaklığında bekletilmiş)
  • 6 çorba kaşığı tozşeker
  • 2 çorba kaşığı nescafe ( ben çikolatalı kahve kullandım )
  • 1 su bardağı + 1 kahve fincanı un
  • 1 çay bardağı mısır nişastası
  • 4 çorba kaşığı istediğiniz çeşitte bir reçel veya marmelat ( ben orman meyveleri marmeladı kullandım - bonna mamma )
  • üzeri süslemek için ceviz veya badem

Fırınımızı 190 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayalım. Fırın tepsimize yağlı pişirme kağıdı serip hazırlayalım.

Çikolataları bıçakla kıyıp benmari usulü eritelim. Bu arada tereyağı ve şekeri mikser ile krema kıvamına gelene kadar çırpalım. Krema kıvamında olunca erittiğimiz çikolatalarımızı ekleyip tekrar çırpalım.

Un ve mısır nişastasını birlikte harmanlayarak çikolatalı karışımımıza ekleyelim ve bir spatula ile elimizle iyice karıştıralım. Daha sonra teker teker marmeladı ekleyerek mikser ile çırparak yedirelim. Karışımımız hafif dağınık ama elimize aldığımız şekil verebileceğimiz bir kıvamda olmalıdır. Yani biraz bölünmüş duruyor ama elimize aldığımızda toparlanıyorsa sorun yoktur. Eğer toparlanmıyorsa 1 kaşık daha marmelat ilave edelim.

Küçük küçük toplar yapıp yağlı kağıdımızın üzerine yerleştirelim. Üzerini ceviz veya badem ile süsleyebilirsiniz. Önceden 190 derece ısıttığımız fırınımızda yaklaşık 20 dakika pişirelim.

Piştikten sonra tezgahımızda soğutalım. Ilındıktan sonra soğuk süt ile servis edilmesini öneririm..

Hepimize afiyet olsun..

Pazar, Şubat 19, 2006

EN KEYİFLİ ANLARIMIZ- 2























Bu hafta işlerin yoğunluğu, eşimin rahatsızlığı beni blogumdan biraz uzak tuttu. Zuhal Hanım'ın enfes pastasının haricinde yeni tarifler ekleyemedim. Bugünde ekleyemiyorum ama dünkü kurs görüntülerimi sizlerle paylaşmak istedim. Daha öncede bahsettiğim Chef's in İleri Seviye Pastacılık kurslarına katılıyorum. Şefimiz Hilton Otellerinin Pasta Şefi Ertan Korkmaz. Ertan Bey çok iyi bir eğitmen,,işini çok seviyor ve yaparken de bizlere heyecanını aktarıyor..iyi ki Chef's e gidiyorum diyorum..aslında benim almak istediğim eğitim daha profesyonel bir eğitim. Böyle bir eğitimin olup olamayacağını konuştum Chef's in yöneticileriyle ve öyle bir projenin olacağını söylediler. Şimdi de sabırsızlıkla açılacak olan profesyonel kursu bekliyorum :)
Ama dün yine çok keyif aldım. Şeker hamuru çalışmamız için bir hafta önceden sade pandispanya hazırlamıştık. Ama bu pandispanya diğer pandispanyalara göre daha sert hazırlanıyor. Çünkü şeker hamuru ile çalışmak gerçekten zor bir iş. Eğer pasta zemini sert olursa şeker hamuru ile çalışmak daha kolaylaşıyor. Birde çalıştığınız ortamın ısısı çok soğuk olmamalı. Oda ısısından biraz yüksek olmalı. Eğer soğuk ortamda çalışırsanız hamur çabuk kuruyor.
Biz hazır şeker hamuru kullandık. Kullandığımız boyalarımız ise jel boyalardandı. Jel boyaların renk seçenekleri daha zengin oluyor ve kullanmasıda daha pratik. Ama ben yinede toz boyalarından vazgeçmeyi düşünmüyorum :) Hazır şeker hamurumuzu renklendirip ,önce tezgahımıza nisaşta serperek açtık. Pastamızın üzerine önce bir kat çok ince krem şanti sürdük . Sonra üzerini açtığımız şeker hamuru ile kapladık. Sonra kuruması için 1-2 saat odada ısısında beklettik. Bu arada süslerimiz hazırladık. Gül, papatya, kolay çicekler, tavşan ve havuç yaptık. Gül yapımını ben daha önce sizlere anlatmıştım. Kolay çicek yapımı ise ( mor pastanın üzerindeki çicekler) gerçekten çok kolay :) önce merdane ile hamurumuzu açıyoruz. Daha sonra istediğiniz kurabiye kalıbı ile hamurdan parçalar çıkarıyoruz. Üzeri için bir parça farklı renkte hamuru koparıp yuvarlıyoruz. Kalıptan çıkardığımız hamurun ortasına koyup yağlı kağıt ile üzerine bastırıyoruz. Böylece çiceğin ortası farklı renkte oluyor. Bu hazırladığımız şeklin dört bir kenarında tutup ortasında birleştiriyoruz. Böylece çiceğimiz oluşuyor. Ortasına ise biraz royal icing sıkıp ( yumurta akı ve pudra şekeri karışımı) bir adet inciyle süslüyoruz :)


En üstteki mor pastayı ben yaptım. Yanındaki fotoğraftaki pastaları ise kurstaki diğer arkadaşlar yaptı. Gerçekten çok keyifli ve öğretici bir çalışmaydı. Eğer pasta yapmaya , öğrenmeye ve rahatlamaya ihtiyacınız varsa Chef's i herkese öneririm..

Herkese sevgilerimle..

Salı, Şubat 14, 2006

SEVGİLER GÜNÜNDE SEVGİYLE..
































Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu
EVLİLİĞİ YASAKLADI
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.

Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.

GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER
Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.

Bir gün sorar;
- "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser;
- "Evet, herbirini."
Julia;
- "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus;
- "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve;
- "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;
- "Valentinus, görüyorum, görüyorum."

14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)

Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.

GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ
İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.

Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.

Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. Ama ilginçtir ki, aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı, Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir.


SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN..

* Hürriyetim İnternet Web sitesinden alıntı yapılmıştır..

Çarşamba, Şubat 08, 2006

BİR BROWNİE'NİN SEVGİLİLER İÇİN YAPABİLECEKLERİ..








































Bugün okullar açıldı :) Aradan tam 1 ay 3 gün gibi uzun bir süre geçti. Çocuklar beni bugün o kadar çok yordu ki hepsi enerji dolmuşlardı :) Çocukları ,onların bakışlarındaki güzelliği, saflıklarını ,onlara dair olan her şeyi çok seviyorum. Benim 250 çocuğum çok şanslı çünkü sağlıklılar okullarına gelebiliyor, arkadaşlarıyla oynayabiliyorlar; peki ya sağlıkları yerinde olmayan, okullarına devam edemeyen ,koşamayan çocuklarımız..
Bloglar gerçekten de bir çok insana ulaşabilen ve bunu faydalı alanlara kanalize edebileceğimiz önemli araçlar haline geliyor. Burada mutluluklarımızı, hüzünlerinizi, duygularımızı ,yaptığımız pastaları veya yemekleri, el emeklerimizi birbirimizle paylaşıyoruz. İşte bu düşünceden yola çıkan ,benim çok sevdiğim sevgili arkadaşım Zinnur bizlerle fikir alışverişinde bulundu. Sevgili İpek'in fikriyle I.U Pediyatrik Hemotoloji/Onkoloji dernegine Lösemeli çocuklar için bağış yapmaya karar verdik..ve hepimizde bağışta bulunanlar için ufak tefek hediyeler ortaya koyduk. Detaylı bilgi ve proje takibi için ilk proje blogunu sıklıkla ziyaret edebilirisiniz.. Böylece belki o okula gitmek isteyen, arkadaşlarıyla aynı sırada Öğretmenleri ile olmak isteyen bir kaç çocuğumuza destek olabiliriz.

















Gelelim brownie ile yaptığım bir kaç kolay tatlıya. Bu çikolataları ve pastayı yapmak gerçekten çok kolay. Önce orta büyüklükteki dikdörtgen bir fırın tepsisinde chocolate chip brownimden hazırladım. Soğumasını bekledim. Kenarları kuru olan yerleri bıçakla keserek ayırdım. Yumuşak orta bölümü kalpli kurabiye kalıbımla kestim ve yaklaşık 16-17 adet küçük kalpli brownilerim oldu. Üzerlerine biraz ceviz içi , birazda ince ince doğradığım kuru kayısıları düzgünce yerleştirdim. En son 150 gr %70 kakao içeren çikolatamı benmari usulü eritip üzerlerine döktüm. Bu işlemleri fotoğrafta da görüldüğü gibi yağlı kağıt üzerinde yaptım.



Pastayı ise, kalan browni parçalarından yaptım. Bir kaba kalan browni artıklarını ufalayarak koydum. İçerisine yine istediğim kurutulmuş meyvelerden ve cevizden ilave etim. Sosu içinse 100 gr krema ile 100 gr çikolatayı eriterek yaptım. Sıcakken karışımın üzerine döktüm ve tahta kaşıkla hepsini güzelce karıştırdım. Karışımımı alüminyum folyo ile sarıp buzdolabında 1 gece beklettim. Ertesi gün yiyeceğimiz kadar kısmı kesip folyosunu ayıkladım. Ve ince ince mozaik pasta gibi keserek servis yaptım. Ayrıca servis yaparken de frambuaz sosu ile tabağımı süsledim.

Hepimize afiyet olsun..

Pazartesi, Şubat 06, 2006

MAVİ GÜLLÜ CUPCAKE & AFRODİZYAK ÇİKOLATA..

































Sevgililer günü deyince aklıma kırmızı güller ve çikolata geliyor..sevgililer günü için şekerli kurabiyeler hazırladım ama beni nedense tatmin edemedi..bana göre aşkı ve sevgiyi anlatmak için daha güçlü bir lezzete ihtiyaç var..oda çikolata..
Digiturk'un 54 no'lu kanalı olan Home Tv'de çok sevdiğim bir çikolata programı var..Sunan ve hazırlayan Jacques Torres..bana göre tam bir sanatcı, hayranlıkla her programını seyretmeye çalışıyorum..Bu programdan bir çok çikolata ile süsleme stillerini öğreniyorum. Ama dün ki programında ilgimi çeken başka bir şey oldu.Amerika'da ünlü olan Blammer Chocolate fabrikasına konuk olundu ve çikolata yapım aşamalarını gösterdiler..
Çikolatanın kalitesinde kakao çekirdekleri toplanıyor. Bu çekirdekler önce temizleniyor ve daha sonra fırınlanıyor..Fırınlandıktan sonra çekirdeklerin kabukları çıkarılıyor. Kabukların içerisinden kakao özleri çıkarılıyor.Bu öz aynı zamanda bildiğimiz "acı çikolata" olarak adlandırılıyor. Acı çikolata basınç makineleri ile 2 hammadeye ayrılıyor..Kakao yağına ve katı kakaoya ulaşılıyor. Katı kakao ezilerek toz kakaoya dönüştürülüyor..Kakao yağından ise o yediğimiz müthiş çikolatalar yapılıyor. Böylece çikolatanın ana maddeleri Kakao yağı, şeker ve süt oluyor. Tahmin edeceğiniz gibi tüm bu maddelerin oranları çikolatanın cinsine göre arttırılıyor veya azaltılıyor..Mesela ben acı çikolata severim, o zaman kakao yağı oranı arttırılıyor şeker ve süt oranı azaltılıyor. ve hepsi son aşamada karıştırılıyor..
Kokusuyla, görüntüsüyle ve tadıyla çikolata bana göre sevginin en güzel göstergelerinden biri..

Geçen hafta yaptığım Siyah Güneş pastasından eşim sadace bir dilim yiyebilmişti..bu yüzden benden dün tekrar bu pastadan yapmamı istedi..bende dün tekrar siyah güneş pastanı yaptım ama bu sefer biraz değişiklikler de yaptım..Bu pastanın sevgililer gününe çok yakışıcağını düşündüğüm için ve ayrıca eşimide çok sevdiğim için bu pastayı kalp şeklinde ve çilekli yapmaya karar verdim :) Gerçekten siyah güneş pastasının çilekli ve kalp şeklinde olması daha da güzel ve şık oldu..eğer sevgililer gününde eşinize veya sevgilinize veya sevdiğiniz bir insana süpriz yapmak isterseniz, bu pastanın gününüze çok neşe getireceği kesin :)

































Sevgililer günü sofrasına yakışacak çok şık ve lezzetli pastacıklar..her ne kadar gülün rengi mavi olsada "mavi" asil bir renktir ve karşınızdakine asalet ve saygı hissettirir..ama biraz aralara kırmızı rengide eklerseniz aşkınızı ve sevginizide hissettirebilirsiniz..
Butterfly benim sık sık ziyaret ettiğim ve gerçekten çok beğendiğim butik bir pastane..Daha öncede biraz Butterfly'dan bahsetmiştim..

Kızım ve ben Remzi kitap evinde dolaşmayı çok seviyoruz..o çocuk bölümüne yöneliyor bende yemek kitaplarının olduğu bölüme :) ama bu sefer yeni çıkan kitapları incelerken işte bu mavi cupcakelere vuruldum..Butterfly'ın kurucuları olan Leyla Akçağlılar ve Ebru İpekçi yeni bir kitap yayınlamışlardı..Butterfly'dan Özel Tatlar..kitabı fazla kurcalamadan satın aldım ve eve varır varmaz bu cupcake'ler den yapmaya başladım. Keki tamamen kitaptaki tarife uyarak hazırladım, süslemesini ise kendi yöntemlerime göre yaptım. Bu arada kitabın görselliği harika..fotoğrafları ve tasarımı çok başarılı..tarifler ise muhteşem..görsellik ve damak tadı adına müthiş bir şölen yaşatıyor..kaynaklarınızın arasında yer almasını öneririm..



Gerekli Malzemeler ;

  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı şeker
  • 1/2 çay kaşığı karbonat
  • 1 çimdik tuz
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı tereyağı (küp küp doğranmış)
  • 1/2 su bardağı kakao
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay kaşığı vanilya esansı

Öncelikle fırınımızı 180 derecede ısıtalım. Muffin kalıplarımızı yağlayalım. Unu, şekeri, karbonatı ve tuzu bir kapta karıştıralım. Küçük bir tencerede sütü, kakaoyu ve tereyağını kaynatalım. Ateşten alıp unlu karışımın üzerine dökelim ve mikser ile çırpalım. Homojen bir karışım elde ettikten sonra en son yumurta ve vanilyayı ilave edelim ve tekrar çırpalım.

Hazırladığımız karışımımuffin kalıplarımıza paylaştıralım ve önceden 180 derecede ısıttığımız fırınımızda 25 dakika pişirelim.

Piştikten sonra tezgahımızda soğutalım. Soğuduktan sonra kalıplardan dikkatlice çıkartalım ve küçük muffin kağıtcıklarının ortalarına yerleştirelim.

Krema için ;

  • 1 su bardağı sıvı krema
  • 1/2 su bardağı pudra şekeri

Sıvı krema ile pudra şekerini mikser ile yaklaşık 6-7 dakika çırpalım. Sıvı bir kremamız olması gerekiyor. Muffinlerizin üzerine yaklaşık 2 çorba kaşığı kremamızdan dökelim ve hemen buzdolabına koyalım.

Süslemesi için ben şeker hamurundan küçük mavi güller hazırladım. Gül yapımına buradan ulaşabilirsiniz.

Eğer isterseniz renkli kremalar hazırlayıp sıkma torbası ile farklı desenlerde üzerilerini süsleyebilirsiniz. Ya da gerçek güllerle veya çiceklerle cupcakeleriniz süsleyebilirsiniz. Süsleme sizin yaratıcılığınıza kalıyor :)

Hepimize afiyet olsun..

Pazar, Şubat 05, 2006

SEVGİLİLER GÜNÜ İÇİN.. & 1






















Sevgililer günü yaklaşıyor..şöyle bir geriye dönüp bakıyorumda bu ara hep güzel günleri kutladık..yılbaşı için, bayramlar için, tatildeki davetler için hep güzel pastalar ve yiyecekler hazırladık..bazen diyorum ki "acaba yemek içinmi yaşıyorum ?" . Bu soruyu bana 4-5 yıl önce sorsalardı kesinlikle " hayır, yaşamak için yiyorum " derdim..şu an ise bir kendime bakıyorum ki , "artık yemek için yaşıyorsun Burcu" diyorum..gerçekten yemek işi beni öyle bir büyüledi ki, her geçen gün yeni bir mutfak keşfetmeyi, yeni bir tarz öğrenmeyi istiyorum..her güne anlam katacak değişik sunumlarda yemekler ve pastalar hazırlamak istiyorum..ne oldu dersiniz bana ?
Bu ara yeni bir pasta kursuna da başladım..pasta yapmayı seven insanlarla bir arada olmak ve heyecanlı bir şefinizin olması gerçekten çok güzel..bazen sadace onları seyretmek bile bana büyük keyif verdi..herkese güzel bir mutfak kursuna katılmasını ve orada deşarj olmasını şiddetle tavsiye ederim.
Gelelim bu yaptığım sevgililer günü kurabiyelerine..aslında bu kurabiyeler daha çok noelde yapılıyor ve çam ağacı şeklindeki kurabiyelerin aralarına koyuluyor. ve hazırlanan şekerli kurabiyeler yılbaşı çamlarını süslüyor..ben bu kurabiyeleri sevgililer gününe uyarladım..önce hamurumu merdane ile açtım. Yuvarlak kurabiye kalıbımda onları önce daireler haline getirdim. Sonra ise dairelerin içerisene küçük kalpli kalıbımla kalpler açtım..kalplerin içerisine üç adet saydam renkli şekerimden yerleştirdim. kalan küçük kalplerin ise ortalarına birer delik açtım. ve hepsini fırına attım. 15 dakika pişirdikten sonra hemen şekerler yanmadan çıkarttım. Görüldüğü gibi dairelerin ortalarındaki kalplerde mozaik görünümünde şekerler oluştu..küçük kalpli kurabiyelerimi ise güzel bir kurdeleye geçirdim..























Gerekli malzemeler ;
  • 1 su bardağı + 1 çay bardağı un
  • 75 gr tereyağı ( oda sıcaklığında küçük küçük kesilmiş)
  • 3 yemek kaşığı şeker
  • 1 yumurtanın beyazı
  • 2 yemek kaşığı portakal suyu
  • yaklaşık 1 avuçtan fazla 200 gr renkli şeffaf şeker (en küçük boy)
  • arzunuza göre kurdele

Fırınımızı 180 derece ısıtmaya başlayalım. Bir fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.

Önce şekeri, yumuta akını ve portakal suyunu kabımıza alıp kaşıkla iyice karıştıralım. Daha sonra unu ve yağı ekleyip iyice yoğurarak güzel bir hamur elde edelim. Eğer hamur elinize yapışırsa biraz daha azar azar un ilave edebilirsiniz.

Hazırladığımız hamuru tezgahımıza biraz un serpiştirerek çok ince olmayacak şekilde açalım. Elinizdeki kurabiye kalıbına göre hamurdan şekil çıkarın. Ben yukarıdada bahsettiğim gibi yuvarlak şekiller çıkardım ve ortasını kalp şeklinde açtım. Ortalarına şeker yerleştirelim. Ama şeker yerleştirirken açtığımız delik kadar şeker koymamaya çalışın. Her zaman açtığınız delik koyduğunuz şekerden büyük olsun. Böylece eriyen şeker kurabiyelerin dışına taşmaz.

Hazırladığımız tepsiyi önceden ısıttığımız 180 derece fırında 15 dakika pişirlim. ve piştikten sonra tezgahımızda soğutalım.

Bu hazırladığımız şeker kurabiyeleri pastalarımızda dekor olarakta kullanabiliriz..ya da sofra süslemesinde dekor olarak kullanabiliriz..

Yarın "mavi güllü cupcake"lerin tarifi gelecek ve sevgililer günü pastası önerilerim devam edecek..

Hepimize afiyet olsun..

Çarşamba, Şubat 01, 2006

ISPANAKLI&PEYNİRLİ TART , İRMİKLİ PRENSES PASTASI..






















Sevgililer günü yaklaşıyor..bunun için hazırlık yapmak lazım :) Fotoğrafta gördüğünüz mavi güllü cupcake'leri aslında sevgililer gününü düşünerek hazırladım..tarifini Leyla Akçağlılar ve Ebru İpekçinin yeni yayınladığı Butterfly'dan Özel Tatlar kitabından aldım. Tarifini ve detaylarını artık yarına saklıyorum..ama inanın çok şık ve lezzetliydiler..diğer sevgililer günü seçenekleride yakında geliyor..

Gelelim bugünkü tariflerimize..Tartı bu ay ki Lezzet dergisinden görerek esinlendim. Normalde ben hep kiş yapmayı sevmişimdir. Bu tarifte aslında aynı kişe benziyor, ama nedense ben kiş hamurunu tart hamurundan daha lezzetli buluyorum. Ama yinede çok lezzetliydi. Ben hamurunu iyice kızartarak pişirdim. Tarifinde her ne kadar 30 dakika dediysede ben içerisinde yumurta olduğu için 45 dakika pişirdim ve çok severek yedik..

Gerekli Malzemeler ;


  • 125 gr margarin ( ben yarım paket zeytinyağlı becel kullandım)
  • 13 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tuz

İç malzemesi için ;

  • 300 gr az haşlanmış ıspanak ( hemen 5 dakika haşlayın)
  • 200 gr beyaz peynir (çatalla ezilmiş)
  • 2 yumurta ( ben 1 yumurta kullanmanızı tavsiye ederim)
  • yarım su bardağı süt kreması
  • yarım su bardağından bir parmak az süt

Öncelikle tart hamurumuzu hazırlayalım. Un , kabartma tozu ve tuzu bir kapta harmanlayalım. Beceli ve yoğurdu ekleyip güzel bir hamur hazırlayalım. ( eğer un yetersiz kalırsa yoğururken azar azar ilave edelim) Fırınımızı 175 dereceye getirip ısıtalım. 20-22 cm'lik bir tart kalıbını güzelce yağlayıp unlayalım ve hamurumuzu elimizle tart kalıbının içerisine yayalım. Çatalla hamurumuzun yanlarını bastıralım ve ortasına delikler açalım. İlk önce 10 dakika sadace hamuru pişirelim.

Bu arada bizde içini hazırlayalım. Bütün malzemeleri karıştıralım. 10 dakika pişen hamuru ırından çıkartıp eğer biraz kabarmışsa kabaran yerleri çatalla ezerek düzeltelim. Hazırladığımız içi tartın üzerine dökelim ve fırına tekrar atalım. Üzeri iyive kızarana kadar yaklaşık 40 dakika pişirelim.

Sıcakken veya ılıkken servis yapabilir, üzerini kiraz domates ile süsleyebilirsiniz..




































Sizlerden gelen yoğun istek üzerine Kayınvalidemin İrmikli Prenses Pastasının tarifini yayınlıyorum :)) Özellikle haftasonu yapmak isteyenler için aceleye etmeye gayret ettim..
Yapımı çok kolay yemesi çok lezzetli bir pasta..çoğunuzun bildiğinizi düşünüyorum..

Gerekli malzemeler ;

  • 1 litre süt
  • 5,5 yemek kaşığı irmik
  • 12 yemek kaşığı şeker
  • 1 paket Eti kakaolu büskuvi
  • 200 gr dövülmüş fındık veya ceviz
  • 2 yemek kaşığı kakao

Sütü, irmiği ve şekeri orta boy bir tencereye ekleyelim ve muhallebi pişirir gibi devamlı karıştırarak pişirelim. Ama pişmesi muhallebiye göre daha uzun sürüyor lütfen telaşlanmayın :)

İrmikli muhallebimiz piştikten sonra dikdörtgen bir borcama muhallebimizin yarısını dökelim. Üzerine 1 paket kakaolu büskuvimizi dizelim. Arasına biraz fındık veya ceviz serpiştirelim. Kalan muhallebiyi kakaolu büskuvilerin üzerine dökelim. En son toz kakaomuzu eleyerek pastamızın üzerine dökelim. Ve dövdüğümüz fındıkları pastanın üzerine dökelim.

Pastamızı en az bir gece buzdolabında bekletelim. Ve kare kare keserek servis yapalım.

Hepimize afiyet olsun..