Perşembe, Mayıs 08, 2008

ANNELER GÜNÜ BU PAZAR :)



























Mayıs'ın ikinci haftası güzel annelerimizin günü.. Güzel annelerimizi her zaman çok seviyoruz ama çoğu bizlerden ufakcık şeyler beklemiyormu .. Kendi ellerinizle güzel lezzetlerde hediye kutuları ve tabakları hazırlayabilirsiniz ;


Geçen seneki anneler günü önerileri için..


Fotoğraflı kurabiye yapımı için..


Bol çikolatalı tek kişilik mini tartlar için ..

not: bu tartarı üzerine şeker hamurundan yapacağınız minik çiçeklerle süsleyip şık bir kutuya çikolata gibi yerleştirebilirsiniz..


Ve yine dayanılmaz mini tatlı ve tuzlular için..



Veya vakitsizlikten ve uzaklıktan kendisine ellerinizle hazırlayamıyorsanız bana ulaşabilirsiniz ;

pastaci.net Anneler Günü önerileri için..

ve

burcugencoglu@pastaci.net



Tüm meleklerin anneler gününü sevgiyle kutluyorum..




Herkese keyifli haftasonları dilerim..




not: resim "Paris Breakfasts" blogundan alınmıştır..

Pazar, Mayıs 04, 2008

MİNİ SANDVİÇ EKMEKLERİ VE KREMALI ET SOTE..

MİNİ JAMBONLU SANDVİÇLER


Tuzlulardan başlamaya karar verdim :) Sebebi ise bu ara tatlı tüketimimi azaltmam.. Pasta vb. tatlıları çok fazla yapıyorum ama kendimize yemek için pek fazla çeşit tatlı yapmıyorum, bu sebeple çok fazla yeni denemeler veya değişik tarifler ekleyemiyorum. Daha önce yazdığım gibi bu dönem biraz kilo vermeyi hedefliyorum ve canım çok tatlı isterse bir kaşık nutella ağzıma atıyorum veya kuru incir, kuru üzüm gibi doğal şekerleri yemeye çalışıyorum. Arada kaçamak yapıyorum elbette şu bir iki ay daha az tatlı tarifi yazabilirim..Ya da bir kaç tane az kalorili, bol taze meyveli, yoğurtlu tatlı tarifler ekleyebilirim.. (keten tohumlu, ballı, pekmezli, irmikli,az mascarponlu tarifler)


Yumuşacık mini sandviç ekmeklerine hayır demek gerçekten çok zor bence.. Bu ekmekleri ister sade, ister kepek unu ile veya ister baharatlar ile yapıp zengin bir lezzet elde edebilirsiniz. Ayrıca yapımı basit ve kullanım alanı ise çok fazla. Ben bu ekmeklerden mini sandviçler (krem peynirli, jambonlu, kaşarlı, pestolu, kurutulmuş domatesli, zeytin ezmeli vb.) ve hamburgerler hazırlıyorum.

Tarif sevgili Oktay Ustaya ait.

Gerekli malzemeler;




  • 500 gr un

  • 20 gr yaş maya

  • 1 çay bardağı sıvı yağı

  • 2 çorba kaşığı toz şeker

  • 1 tatlı kaşığı tuz

  • 1 su bardağı süt

  • 1 adet yumurta

  • aldığı kadar su


Karıştırma kabımıza sütü, mayayı ve sıvı yağı ekleyip eritelim. Üzerine unu, toz şekeri ve tuzu ilave edip alabildiği kadar su ile hamuru yoğuralım. İyi yoğurulmuş, özdeşleşmiş ve kıvamı kulak memesi kıvamında bir hamur olmalı.


Hazırladığımız hamuru 5 dakika kadar dinlendirelim. Dinlendirdikten sonra hamurumuzdan cevizden az büyük parçalar koparıp yuvarlayarak fırın tepsimize aralık bırakarak dizelim. 10 dakika kadar mayalanmasını bekleyelim. Bu arada fırınımızı 180 dereceye getirerek ısıtmaya başlayalım. Yumurtamızın sarısını ayırıp beklettiğimiz ekmeklerimizin üzerilerine fırça ile sürelim.


Ekmeklerimiz kabarıp üzerileri kızarana kadar 180 derecelik fırınımızda pişirelim.


Piştikten sonra tezgahımızda soğutup hemen servis edebilirsiniz. Ekmekleri aynı gün içerisinde tüketmenizi tavsiye ederim. Bir gün sonraya yumuşaklığını ve lezzetini kaybedebilir.





KREMALI VE MANTARLI ET SOTE



kremalietsote


Et sote ise hazırlamasını ve yemesini en çok sevdiğim pratik yemeklerden biridir. Özellikle teflon tavalarda kavurarak hazırlamasını , soğan ile karamelleştirmeyi ve mantar ile zenginleştirmeyi ayrıca tercih ediyorum. Yanına ise güzel bir taze mevsim yeşilliklerinden hazırlanmış salata ve biber salçalı bulgur pilavı (fotoğrafta şehriyeli pirinç pilavı ile hazırlamıştım) harika gider :)

Gerekli Malzemeler;

3-4 kişi için



  • 300 - 400 gr jülyen kesilmiş yağsız biftek

  • 200-300 gr kültür mantarı ( ince ince kesilmiş)

  • 1 orta boy yemeklik soğan

  • 3 çorba kaşığı mısır özü yağı

  • 1 çay bardağı sıvı krema

  • 1 çay bardağı süt veya hindistan cevizi sütü

  • sevdiğiniz baharatlar ( kekik, kırmızı pul biber gibi)

  • az tuz

Öncelikle mısır özü yağımızı yüksekliği derin bir teflon tavamıza koyup ısıtmaya başlayalım. Soğanlarımızı küp küp yemeklik şekilde kesip ısınan yağımızın üzerine alıp kaşıkla çevirerek az karamelleştirelim. Üzerine yıkanmış ve ince ince kesilmiş mantarlarımızı alıp birlikte karamelleştirmeye devam edelim. Üzerine etlerimizi alıp biraz daha kavurarak karıştıralım.


Üzerine sıvı kremamızı, sütümüzü ve baharatlarımızı ekleyip ateşin altını biraz kısalım ve tavamızın kapağını kapatarak pişirmeye bırakalım. Yavaş yavaş pişirmeye özen gösterelim. Piştikten sonra kremasını ve sütünü çekmiş olacaktır. Ateşin altını az açarak biraz etlerinizi kavurarak servis tabağına aktarabilirsiniz.


Hepimize afiyet olsun..



Herkese sevgilerimle..




Önemli not: uzun zamandır Türkiye'nin ve Dünya'nın birçok yerinden gelen harika pasta ve kurabiye çalışmalarınızı derleyip "Pastalarımız" blogunda yayınlamaya yeniden başladım. Gerçekten her biri çok güzel ve mutluluk verici..

Fotoğrafını paylaşan Hazal Geyik'e çok teşekkür ediyorum. Kendisi 18 yaşında ve lise son öğrencisi. Hayallerinin peşinden azimle koşmasını ve çok başarılı olmasını diliyorum..

Lütfen paylaşmaya ve göndermeye devam edin..

Pazartesi, Nisan 21, 2008

YAKINDAKİ GÜZELLİK VE PASTA KURSUMUZ..



Pastacı bloguna bahar geldi :) Sevgili Betül (Betül Aytaç) bahar başlığımı hazırlarken , bahar düğünü konseptini kullanmış.. Bu fikir çok hoşuma gitti.. Yakınlarda düğün olmayacak ama düğün bir çok şeyi temsil edebilir bence.. Mutluluk, yenilik, bahar, neşe, saflık, sevgi gibi.. Bu güzel çalışma için Betül'e tekrar teşekkür ediyorum..

Bu güzel manzara ise hafta sonu rehabilitasyonumuza ait :) Eşimle her sene düzenli olarak Assos'a gitmeyi çok severiz. Bu sene bir türlü fırsat ve imkan bulup Assos'a gidemedik. Ama çokta denize ve doğaya gitmeyi istiyoruz, bunun üzerine eşim derin araştırmalara girip bizi kısa sürede mutlu edecek bir progam hazırladı . Belki bir çoğunuz çok iyi biliyorsunuzdur, biz ilk defa gittik, Şile'ye yol aldık..

Şile, İstanbul şehir merkezine gerçekten çok yakın. İstanbul'a bağlı olsada sanki biz Şile'ye varınca başka bir şehire gelmişiz gibi hissettik. Pazar sabahı Şiledeydik, hemen keşfe daldık. Dolaşmalarımız sonucunda Limana vardık. Fotoğrafta görülen Şile Limanından bir kesit. Burası yarım ada gibi, tam bir balıkçı cenneti. Oyun alanları, balıkçılar, deniz, sahil,kahvaltı yapabilme imkanı, yürüyüş zevki ile bence çok değerli bir ortam. Biz gerçekten çok sevdik. Aklımızda yokken gece konaklamaya karar verdik. Temiz oksijen ile aylar sonra iyi bir uyku uyuyabildim. Pazartesi öğlen ise geri döndük, yani tam bir gün Şile'de kaldık. Ama bize bir hafta gibi geldi..

Yakın zamanda Ağva'yı keşfetmeyi planlıyoruz :)






Cumartesi günü ise Akatlarda ki Eye's Pasta Malzemeleri dükkanında gerçekleştirdiğimiz neşeli pasta kursumuz vardı :) Neşeli diyorum çünkü gerçekten saatler çok çabuk geçti.. Yine bana planladığımız süre yetmedi. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi katılımcıların yakınları devamlı telefonla arayıp "daha bitmedimi daha bitmedimi " diye sormaya hatta bizzat gelip "hadii" demeye başladılar :)


Pasta kursumuzda, pandispanya ve ganaş yapımını, pandispanyanın katlandırılması ve pastamızın alt yapısını oluşturmayı, şeker hamuru yapımını, modelleme hamurundan gül yapımını, pastamızı şeker hamuru ile kaplayıp süslemesini (fırfır, kurdele) çalıştık. Katılan herkese tekrar çok teşekkür ediyorum ve sevgilerimi gönderiyorum..




























Herkese sevgilerimle..

Cuma, Nisan 11, 2008

DÜNYAYI GÜZELLİK KURTARACAK..


Geçen iki hafta boyunca doğum günü kutlamaları gerçekleştirdik. Kızım 28 Mart, eşim 5 Nisan doğumlu. Bu arka arkaya iki haftayı kapsayan süreç, beni nedense dünyadan uzaklaştırıyor :) Başka şeylerle ilgilenmemi , düşünmemi engelliyor. Varsa yoksa nasıl kutlasak, nasıl pastalar yapsam, ne hediyeleri alsam, kimleri davet etsem gibi hepimizin yaşadığı ve keyif aldığı soruların cevapları ile vaktimi dolduruyorum. Neyseki en son Pazar günü eşimin doğum günün atlatık ve artık doğum günlerimiz şimdilik sona erdi.. Yağmurcuk biraz daha büyüse, babasıyla birlikte doğum gününü kutlasak diye bekler oldum..

Orta okulda , yeni nesil ilköğretim 6,7 ve 8.sınıf olarak biliyorlar, ingilizce öğretmenizin beynimize kazıdığı bir şarkı vardı. Sevgili Burçin ( www.burcinindenemeleri.com) beni mimlediği zaman hemen bu unutamadığım şarkı aklıma geldi. O dönem şarkının anlamanı tam kavrayamamış olsamda, melodisi , sözlerin akışı çok hoşuma giderdi. Zamanla klibini seyrettikçe de sıradan sözlere sahip olmadığını, farklı bir bakış açısına sahip olduğunu görmüştüm.

Çocukluğumu severdim, çocukluk dönemimi severdim, çocukluk dönemlerini severim, çocukları severim.. Hatta çocukları sevmeyen insanları anlayamam.. Ne zaman moralim bozulsa, insanlara inancımı kaybetsem, hayata güvensiz baksam bir çocukla yüzleşmeyi isterim hep. Çocuklarla iletişim şarj gibidir, insanı yeniden canlandırır, içinize neşe ve enerji doldurur.. kaybedilen saflıkları , iyilikleri hatırlatır.. minicik elleri yüreğinizi tamir etmeye başlar, bakışları bir yerlerde saklanmış çocukluk sevinçlerini geri getirir.. Bana göre dünyadaki güzelliklerin en kıymetlisi çocuklardır..

Phil Collins - Another Day In Paradise

She calls out to the man on the street
"Sir, can you help me?
It's cold and I've nowhere to sleep,
Is there somewhere you can tell me?"

He walks on, doesn't look back
He pretends he can't hear her
Starts to whistle as he crosses the street
Seems embarrassed to be there

Oh think twice, it's another day for
You and me in paradise
Oh think twice, it's just another day for you,
You and me in paradise

She calls out to the man on the street
He can see she's been crying
She's got blisters on the soles of her feet
Can't walk but she's trying

Oh think twice...

Oh lord, is there nothing more anybody can do
Oh lord, there must be something you can say

You can tell from the lines on her face
You can see that she's been there
Probably been moved on from every place
'Cos she didn't fit in there

Oh think twice...


Yukarıdaki çikolataları ise dünyaya yeni gelen bir melek olan Ela bebek için hazırladım..

Aşağıda ise Yağmurcuk sabah erkenden kalkıp babasına hazırladığımız GS pastası ile fotoğraf çekilmek istedi :) Sabah cinliği ile..



Yazmadan geeçemeyeceğim dip notlar ;
- Yağmurcuk okuldaki doğum günü için arkadaşlarına hediye etmek için kendi çikolatalarını kendi yapıp süsledi. Çocuklarınıza güvenin, ortamı hazırlayıp mutfağı onlara teslim edin .. Öz güvenlerini ve el becerilerini geliştirmelerine izin verin..
- Renkli kutularımızı, torbalarımızı, kurdelelerimizi vb. süsleme ekipmanlarımızı Eminönünden alıyoruz. Eminönü Hamdi resturant, Kahve dünyasının olduğu bölgeyi iyi arşınlamanızı öneririm. Arka sokakları, ara sokakları, hanları, hanların üstleri harikalarla dolu..
Herkese sevgilerimle..

Pazartesi, Mart 31, 2008

İYİ Kİ DOĞDUN MELEĞİM..




Geçtiğimiz tüm hafta Yağmurcuğun doğum günüydü :) Ama galiba en çok okuldaki kutlamasına özendik..

Detaylarımız çok yakında ..